Nerelerden organik gıda bulabilirim?

Organik gıda bulmakta zorlananlar için. Organik taze sebze meyveye ulaşmanın yolları... Organik gıda satan internet adresleri... Doğal ürün dükkanlarının adresleri....
Ekolojik Pazar, doğa ve insan sağlığına zarar vermeyen doğal yöntemlerle yetiştirilen sebze meyveyi tüketiciyle buluşturuyor... Istanbul, Beyoğlu İstiklal Caddesi’nin karmaşası Kallavi Sokağın içindeki Ambar Ekolojik Ürünler dükkanına girdiğinizde son buluyor... Artık internetten de organik gıdalara ulaşmak mümkün.... İşte organik gıdalara ulaşmanın yolları...

 

NERELERDEN  ORGANİK GIDA BULABİLİRİM?

Ekolojik Pazar: Cumartesi günleri Istanbul Şişli, Feriköy’de kurulan pazar, doğa ve insan sağlığına zarar vermeyen doğal yöntemlerle yetiştirilen, taze ekolojik sebze, meyveyi ve diğer ekolojik ürünleri her hafta tüketiciyle buluşturuyor. Toplumda yerleşmiş olan “ekolojik (organik) ürün lüks üründür” anlayışını değiştiren Ekolojik Halk Pazarı’nda Mudurnu’dan Karaburun’a, Milas’tan Samandağı’na, Gökçeada’dan Eğirdir’e, Kocaeli’den Adana’ya kadar Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen ürünler satışa sunuluyor.  Halk pazarında ekolojik sertifikalı domates, salatalık, patlıcan, biber, brokoli, enginar, bezelye, Valencia portakal, limon, kayısı, çilek, kiraz, erik, ahududu, böğürtlen, sarımsak, marul, ıspanak, maydanoz, dereotu, taze soğan, kekik ve rokanın yanı sıra yine ekolojik sertifikalı yumurta, bal, zeytinyağı, pirinç, bulgur, kuru fasulye, nohut, bulgur satılıyor. Ekolojik Pazar’a sabah kahvaltı yapmadan gitmenizi tavsiye ederiz, gözlemeci teyzenin gözlemeleri ve börekleri çok lezzetli. Erken gitmenin bir başka avantajı da Şişli’de trafik başlamadan pazara ulaşabilmiş olmanız…

Ambar: Istanbul, Beyoğlu İstiklal Caddesi’nin karmaşası Kallavi Sokağın içindeki Ambar Ekolojik Ürünler dükkanına girdiğinizde son buluyor. Kendinizi sakin ve doğal bir atmosferin içinde buluyorsunuz. Sizi kocaman bir dükkanda, boyalı ürünler arasında sahte gülüşler karşılamıyacak onun yerine küçücük dükkanın içine yüzlerce şifa sığdırmış dükkan sahipleri Gülten ve Şeref karşılayacak. Gülten çocukluğundan beri doğal ürünlerin içinde yaşıyor. Ona organik ürünlerle ilgili aklınıza gelen tüm soruları sorabilirsiniz. Emin olun sabırla cevaplayacaktır. Dükkanda organik taze meyve bulmak mümkün, daha fazla çeşit ve sebze siparişlerinizi en geç Cuma günü Gülten ve Şeref'e söylerseniz istekleriniz kısa sürede elinize ulaşır. Ambar'da organik peynir bulmak da mümkün.

Ekolojik Manav: Istanbul- Gümüşsuyu’ndan Tünel’e kadar olan güzergahtaki ev ve işyerlerine bisiklet ile servisleri var. Bunun dışında İstanbul Taksim’deki Çiğdem Mini Hal’in içinde de satışları bulunuyor. Pazarda plastic poşet kullanılmıyor, pazar çantası ve filelerinizi yanınızda götürmekde fayda var. Adres: Katip Mustafa Çelebi Mah. Hocazade Sokak. No:11 Taksim (Alman Hastanesi’nin karşısındaki sokak)

Tel: 0 212 293 62 79 www.manavim.net.

 

Cıtyfarm: Istanbul’daki dört mağazası ve 120’den fazla satış noktasında organik meyve sebze ve diğer gıda ürünlerine ulaşmak mümkün. Aynı zamanda evlere teslim sipariş de alıyorlar.

Internet sitesinde tüm bilgiler mevcut

www.cityfarm.com.tr

 


INTERNETTE ORGANİK ÜRÜN SATIŞI

www.tema.org.tr

www.losev.org.tr

www.ekokiler.com

www.ekolifeshop.com

www.naturey.com

www.nuhunambari.com

www.manavim.com

www.ekourun.com

www.dogaldukkan.com

 

 

DOĞAL ÜRÜN DÜKKANLARI

İstanbul

Kırkambar

Köyiçi Cad. Kazan Sok. Gürün Pasajı 23/A Beşiktaş

0 212 258 65 48

 

Ambar

0 212 292 92 72

www.nuhunambari.com

 

Doğaya Dönüş

Fırın Sokak No: 104/10 Teşvikiye

0 212 260 17 61

 

Ankara

LÖSEV-ISPANAK

Reşit Galip Cad. No: 84/A Gaziosmanpaşa Tel: 0 312 445 05 31

www.losev.org.tr

 

AGGROLAND-ZENCEFİL/ÇAYYOLU

Mesaplaza Alışveriş Merkezi No: 31

Tel: 0 312 240 33 35

www.aggroland.com

 

ATHELAS MUCİZELER

Çayyolu 8. Cad. Arcadium Alışveriş Merkezi 2. Kat No:211

Tel: 0 312 240 40 23

 

ZEYTİNHANE

Reşitgalip Cad. 30 G.O.P, Ankara

Tel: 0 312 446 32 30

www.zeytinhane.com.tr

Yorum (1) Yorum yaz! | Etiketler : tarım, organik gıda

Organik gıda

Organik Gıda hakkında bilmeniz gerekenler


Organik Gıda nedir? Organik Tarım nasıl yapılır? Organik ürün alırken nelere dikkat etmek gerekir?

ORGANİK GIDA NEDİR?

Tohumundan ekimine, hasadından, depolanmasına, satışına kısaca tüketiciye ulaşana kadar kimyasal ilaç, hormon, katkı maddesi ve sentetik kullanılmayan, genetik müdahale olmaksızın temiz çevrelerde üretilen ve sertifika kuruluşları tarafından her aşamada kontrol edilen ürünlerdir.

Organik Gıdalar yetiştirilirken böcek ilaçları, yapay gübreler, hormonlar, antibiyotikler, koruyucular kullanılmaz.

ORGANİK TARIM NEDİR? NASIL YAPILIR?

Organik tarımda kimyasal zirai mücadele ilaçları, koruyucular ve kimyasal gübre kullanılmaz. Üretimin her aşaması uluslararası denetleme kuruluşları tarafında kontrol edilip sertifikalandırılır.

Organik tarımın temel kuralları var:

  • Organik tarım yapılacak arazinin ana yollara uzaklığı 1 kilometreden fazla olmalı.
  • Arazinin ağır sanayi tesislerine, reaktörlere, hidrolik ve termik enerji santrallerine, maden işletmelerine, kentsel atıkların toplu olarak bırakıldığı alanlara uzaklığı 3 kilometreden fazla olmalı.
  • Organik tarım bir sertifikasyon kuruluşunun denetiminde yapılmalı.

Organik Tarımı sadece bir “Tarım Yöntemi” olarak ele almak yetersiz kalıyor. Organik Tarım bir yöntem olmaktan çok bir felsefe ve yaşam tarzı. Organik Tarımla uğraşanlar  toprağın “canlı” olduğunu kabul ediyorlar, daha çok ürün üretmek yerine daha kaliteli ürün üretmeyi hedefliyorlar.

 

ORGANİK ÜRÜN ALIRKEN NELERE DİKKAT ETMEK GEREK?
Organik ürünlerde, iki logo olması gerekir.

Bu logolardan biri Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın ekolojik ürün logosudur.

Organik gıdalarda olması gereken diğer logo ise yetkili firmalar tarafından verilen sertifikadır. Ürünün etiketinde

Bu iki logo aldığınız ürünlerde , insan sağlığını tehdit eden girdi ya da tekniklerin kullanılmadığını garanti eder.

"Doğal", "Hormonsuz", "Hakiki", "Köy ürünü", "Saf", gibi tanımlamalar ürünün organik olduğunu göstermez.

 

Organik ürün satan mağazalar ürünün sertifikasını tüketiciye göstermek zorunda. Organik ürün nerede satılırsa satılsın etiketlerdeki numaralardan  üreticiye mümkün.

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : organik gıda, tarım

Heyelan

 

Kayalardan, döküntü örtüsünden veya topraktan oluşmuş kütlelerin, çekimin etkisi altında yerlerinden koparak yer değiştirmesine Heyelan denir. Bazı heyelanlar büyük bir hızla gerçekleştikleri halde bazı heyelanlar daha yavaş gerçekleşirler. Heyelanlar yer yüzünde çok sık meydana gelen ve çok yaygın bir kütle hareketi çeşididir ve aşınmada önemli rol oynarlar. Büyük heyelanlar aynı zamanda topografyada derin izler bırakırlar.

HEYELANA NEDEN OLAN ETKENLER

1. Kuvvetli Eğim

Eğimlerin fazla olduğu sahalarda heyelan riski artmaktadır. Bazı sahalarda fay yamaçları dik eğimlerin oluşmasına neden olarak heyelanları kolaylaştırırlar. Yine insanlar kanallar ve yollar açarak yada yol ve maden kazılarından çıkan toprakları denge açısına erişmiş bulunan yamaçlar üzerine atarak heyelan oluşumuna neden olan koşulları hazırlarlar. Gevşek unsurların denge açısını her hangi bir nedenle aştığı durumlarda heyelan oluşur.

2. Su İle Doygunluk

Heyelanlar yağışlı veya zeminin ıslak olduğu mevsimlerde meydana gelirler. Şiddetli veya devamlı yağmurlar yahut karların erimesi, kayaların içine bol miktarda suyun sızmasına olanak verir. Bunun sonucunda plastisite ve likidite sınırlarına erişilir ve herhangi bir nedenle oluşan sarsıntı sonucunda heyelan meydana gelir. Su, ayrıca denge açısını küçülterek, ağırlığı arttırarak ve sürtünmeyi azaltarak heyelanı kolaylaştırır.

3. Kaya Yapısı

Plastisite, likidite sınırları malzemenin yapısına sıkı bir şekilde bağlıdır. Çeşitli kil türlerinde plastisite birbirine yakın ancak likidite değerleri birbirinden çok farklıdır. Örneğin bu bakımdan en düşük değeri gösteren kaolin kili, en az su ile likidite sınırına erişen yani heyelana en uygun olan kil türüdür.

Çeşitli depolarda az yada çok kil vardır. Bunun oranı ve türü heyelan olayını arttıran yada azaltan yani heyelanların yayılış alanlarını belirleyen başlıca faktörlerden birisidir. Bu nedenle killi formasyonların, fliş, marn ve tüf gibi depoların yaygın olduğu sahalarda heyelan çok fazla görülür. Buna karşılık kalker ve bazalt gibi kayalarda heyelan seyrek görülmektedir.

4. Tektonik Yapı

Tektonik yapı ile heyelan arsında çok sıkı bir ilişki vardır. Tabakaların yamaç eğimine paralel olarak dalmaları, heyelanları kolaylaştırır. Özellikle tabakalar arasında killi bir seviyenin varlığı önemli rol oynar. Kar veya yağmur sularının toprağa sızması sonucunda plastik veya likit hale geçen kil tabakasının üzerindeki kütleler çekim gücüne uyarak, toptan aşağıya doğru kayabilirler. Kayaların diyaklazlarla derin ve sık bir şekilde parçalanmış olması da heyelanı kolaylaştıran koşullar arsında sayılabilir.

Heyelanlar, yukarıda sayılan nedenlerin birisi veya birkaçının etkisiyle oluşurlar ve bazen topografyada çok önemli değişikliklere neden olurlar. Kayan kütlenin koptuğu yerde genellikle hilale benzer bir kopma yarası oluşmaktadır. Buradan ayrılan maddeler genellikle akış hareketini andıran şekiller gösteren ve çoğu kez üzerinde kapalı çanakçıklar bulunan bir yığın halinde aşağıya doğru yer değiştirirler ve heyelan kütlesinin gövdesini oluştururlar.

Bu kütle bazen bir akarsuyun yatağını tıkayarak bir Heyelan Setti Gölü oluşmasına yol açar. Örneğin Tortum Gölü, heyelanla Tortum vadisinin tıkanması sonucunda meydana gelmiştir. Ayrıca heyelanlar sonucunda, yamaçlarda taraçalara benzer basamaklar oluşabilir.

HEYELAN ÇEŞİTLERİ

Genel olarak heyelan terimi ile açıklanan bu hızlı kütle hareketleri asıl heyelanlar, göçmeler ve toprak kaymaları olmak üzere üç tipe ayrılabilirler.

1. Asıl Heyelanlar

Bunların oluşumunda su, hazırlayıcı bir rol oynar. Fakat asıl heyelan kütlesi, su ile hamurlaşmış halde değildir. Kuru bir kütle halinde, fakat kaymaya uygun bir zemin üzerinde yer değiştirmiştir. Bu tip heyelanlar ülkemizde sık sık oluşurlar. Bu heyelanların en büyük olanları, genellikle bol yağışlı ve dik eğimli sahalarda, özellikle kuvvetle yarılmış, nemli ve litoloji bakımından da elverişli olan Kuzey Anadolu dağlık alanında oluşmuştur.Geyve, Ayancık, Sinop çevresi, Maçka, Of-Sürmene ve Trabzon-Sera heyelanları bunların başlıcalarındandır.

Sera Heyelanı, Trabzon şehrinin 10 km kadar batısında Sera Köyü yakınlarında 1950 yılında oluşmuştur. Heyelanın oluşmasından bir hafta kadar önce, Sera vadisinin dik yamaçlarında derin yarıklar oluşmuş, topografya küçük ölçüde bazı değişikliklere uğramıştır. Fakat asıl heyelan, birkaç dakika gibi kısa bir zaman içinde ve şiddetli bir gürültü ile birlikte oluşmuştur.

Bir kısmı akış şekilleri gösteren, fakat asıl olarak kayma yüzeyleri boyunca yer değiştiren kütlenin ortalama uzunluğu 650 m. genişliği 350 m., kalınlığı ise 65 m. kadardır. Böylece Sera heyelanı sonucunda 15 milyon m³ hacminde kaya ve döküntü yer değiştirmiştir. Bu heyelan kütlesi Sera deresinin vadisini tıkamış ve burada 4 km. uzunluğunda, ortalama 150 m. genişlikte ve 55 m. derinliğinde oldukça büyük bir set gölü oluşmuştur.

Araştırmalar, bu heyelanın oluşumunda normalden daha fazla yağışlı geçen kış mevsimi ile karların hızla erimesine neden olan Föhn karakterinde güney rüzgarlarının etkisi olduğunu göstermektedir. Bu yolla zemine çok fazla oranda su sızmıştır. Zaten bu sahada çözülme çok derinlerde olduğu gibi, andezitik kayalar ve yastık lavlar derin diyaklazlarla yarılmış, aralarındaki bağlar gevşektir. Bu durum, su ile doygunlaşan arazinin kaymasını ayrıca kolaylaştırmıştır. Bundan başka, yamaç eğimlerinin çok fazla olması ve özellikle Sera deresinin yamacın alt kısmını oyması heyelanın oluşumunda rol oynamış olmalıdır.

2. Göçmeler

Heyelanın hareket bakımından farklı bir başka tipini oluştururlar. Bu tip heyelan bir kaşığa benzeyen konkav kopma yüzeyleri boyunca dönerek yer değiştiren kısımlardan oluşur. Kayan kısımlardan her biri, geriye doğru çarpılır. Bunu sonucunda, kayan kütlelerin ilksel eğimleri değişir ve bunların yüzeyleri kopma yarasının bulunduğu tarafa doğru yeni bir eğim kazanır. Yamaçların alt kısımlarının akarsular, dalgalar gibi etkenler tarafından fazla oyulması göçme şeklindeki heyelanların başlıca sebebidir.

Falezlerin ve yamaçların gerilemesi, menderes halkalarının büyümesi sırasında alttan oyma sürecine bağlı olarak sık sık göçmeler oluşur. Göçmüş kütleler veya bloklar büyük oldukları durumda, bunlar arasında küçük göller veya yamaçlarda taraçalara benzer sahanlıklar oluşur. Küçük ve Büyük Çekmece göllerinin kenarlarında ve bu iki göl arasındaki deniz kıyısı boyunca bu tür göçmelerin tipik örnekleri yaygındır.

3. Toprak Kaymaları

Bunlar heyelanın, bazı bakımdan çamur akıntılarına benzeyen bir türüdür. Fakat çok yavaş oluşmaları, belli bir yatağa bağlı olmamaları ve içerdikleri suyun çok daha az olması gibi farklarla çamur akıntılarından ayrılırlar. Geriye doğru eğimlenme göstermediklerinden dolayı da, yukarıda açıklanan göçmelerden farklı oldukları görülür. Toprak kaymaları, su ile doygun hale gelen ve bu şekilde bütünü ile kayganlaşan yüzeysel depoların, döküntü örtüsünün veya toprakların yer aldığı yamaçlarda oluşur.

Bu şekilde bir kopma yarası ve kıvamlı bir hamur gibi yer değiştiren bir heyelan kütlesi meydana gelir. Bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere, toprak kaymaları asıl heyelandan daha yüzeyseldir; aslında toprak tabakasını ve onun altındaki döküntü örtüsünü ilgilendirir. Bu kütle hareketinin en yaygın olduğu sahalar, litoloji bakımından da uygun olmak koşulu ile nemli iklim bölgeleridir.

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : heyelan

Kriptografi nedir?

Teknoloji geliştikçe iletişim yöntemleri de gelişti. Daha önceleri bir bilgiyi ne olursa olsun bir yere ulaştırmak hayati öneme haizken, şimdilerde artık bilgi öyle ya da böyle ulaştırılmak istenen noktaya ulaştırılıyor. Peki bu yeterli mi?

Dünyanın yaradılışından beri süre gelen en büyük mücadele bilgi mücadelesidir. Nasıl avlanmasını bilenlerin karnı doymuş, nasıl savaşmasını bilenler kazanmış, nasıl üretmesini bilenler büyümüştür. Daha fazla bilgiye sahip olanlar daima daha büyük ilerleme kaydetmiş ve daha çok söz sahibi olmuştur. Hal böyle olunca, insanların kafasını önemli bir soru meşgul etmiştir; “Daha fazla bilgiye nasıl ulaşırız?”. Tabiki bu önemli soru geçmişte de pek çok insan tarafından sorulmuş ve karşılığında bilimin ve teknolojinin gelişmesine katkıda bulunulmuştur, ancak bu sefer daha büyük gruplar tarafından, daha çok maddi destek ve kimi zaman ise bir devlet politikası olarak görülüp, bu sorunun derinine ulaşılmaya çalışılmıştır. Zaman ilerledikçe, bir şekilde bilgiye ulaşan gruplar, ülkeler ya da topluluklar için bu yeterli olmamaya başlamıştır. Çünkü ortada mide bulandırıcı bir durum vardır; “Acaba ulaştığımız bilgiler yeterli mi?”.

Bu sorunun cevabı aslında bir anlamda başkalarının da nekadar bildiğini anlayabilmekte gizli. Tam da bu noktada, artık bilginin ulaştırılmasından da çok, yanlızca istenilen noktaya ulaşması, istenmeyen ellerden korunması daha önem kazanmıştır. Böyle bir güvenliğin sağlanması hiç bir zaman kolay olmamıştır. Bunun için kimi zaman bayanların cazibesi, kimi zaman en kahraman askerler kullanılmış ve bilginin farklı eller deymeksizin istenilen noktaya ulaştırılması sağlanmaya çalışılmıştır. Gelişen teknoloji, internet ve bilgisayarların ciddi gelişimleri ile birlikte günümüzde bunu yapmak çok daha fazla zorlaşmıştır. Bu nedenle bilgisayar ve bilgisayar ağlarında; şifreleme ve deşifreleme teknikleri yani kriptografi kullanılmaya başlanmıştır.

Kriptografi temelde bazı ana konulara yönelir. Bu alanlardan birincisi gizliliktir. Bilgi kesinlikle istenmeyen kişilerin eline geçememelidir. Bir diğeri ise bütünlüktür. Gönderilen bilgi bir bütün halinde olmalıdır, davetsiz misafirler doğru bilgiyi yanlış bir bilgi ile değiştirme imkanına sahip olmamalıdırlar. Bilgi gönderen ya da hazırlayan daha sonra, bunu kendisinin gönderdiğini rededememelidir. Son olarak gönderen ve alıcı birbirlerinin kimliklerini doğrulayabilmelidirler. Davetsiz bir misafir başka birinin kimliğine bürünememelidir.

Şifrelenmiş bir veri şifrelimetindir. Bu metni geri çevirme durumuna ise şifre çözümü denir. İşte bu verilerin güvenliğini sağlayanlara kriptograf, bu bilime ise kriptografi denir. Bunun yanı sıra, şifrelerin analiz edilmesi ve şifre biliminide kapsayan bir matematik dalı vardır ki bu da kriptolojidir.

Veri Şifreleme yaparken Açık ve Gizli olmak kaydı ile iki tür sistem kullanılır. Açık Anahtarlı sistemler kullanılarak yapılan veri şifrelemelerinde, her kişinin açık ve gizli olarak anahtarlara sahip olması gerekir. Gizli anahtarlar sadece sahibinin ulaşabileceği şekilde saklanmalıdır. Aksi takdirde şifrelemenin bir anlamı kalmaz çünkü açık anahtar herkesin ulaşabileceği pozisyondadır. Dolayısı ile tabiki bu iki şifre arasında matematiksel bir bağ olması gerekir. Bu anahtarların ve bağın oluşturulmasında, çok ciddi matematik problemleri kullanıldığından, açık anahtara ulaşan herhangi birinin gizli anahtarı ele geçirmesinin imkansız olduğu düşünülür. Bu tarz sistemler sadece metin alışverişlerinde kullanılmaz. Sayısal imza uygulamalarında, kimlik denetiminde, banka güvenliğinin sağlanmasında, internet üzerinde yapılan alışverişlerde ve daha pek çok yerde kullanılır.

Açık Anahtarlı sistemler temelde şu şekilde işler; İki kişi vardır, birer açık ve birer gizli anahtarları vardır. Birbirlerine gönderecekleri mesajı, açık anahtarları ile şifrelerler, fakat gelen mesajları deşifre etmek için sadece kendilerinde bulunan gizli anahtarları kullanırlar. Örneğin internet üzerinden bir alışveriş yapmak istediğimizde, herkes şirketin açık anahtarını kullanarak kredi kartlarını şifrelerler, ancak gizli anahtarı sadece şirket bildiği için, dışardan gelen dinlemelere karşı güvenlidir.

Burada eğer açık ile gizli anahtar birbirlerine eşitse, sistem simetrik olarak adlandırılır. Aksi durumlarında sistem asimetriktir. Bu açıdan güveliğin herzaman kontrol altında olabilmesi için gizli anahtar daima istenilen kişinin ulaşabileceği bir noktada olmalıdır.

Daha öncede vurguladığım gibi açık anahtarlı sistemlerde karmaşık ve çözülememiş matematiksel problemler kullanılır. Bu nedendendir ki, simetrik sistemlere göre daha yavaştırlar. Dolayısı ile bu sistemlerde anahtar boyutları da yine simetrik sistemlerdeki anahtar boyutlarından daha büyüktür.

Algoritmalardaki bütün güvenlik tamamen anahtara bağlıdır. Herhangi birinin algoritmanızı bilmesi bir şeyi değiştirmez. Anahtarınızı bilmediği sürece, algoritmanızı incelemesi, bir güvenlik açığı oluşturmaz. Dolayısı ile bir sisteme yapılan saldırılar, tamamen o sistemin anahtarının bulunmasına yöneliktir. Bunun içinse, çeşitli saldırı yöntemleri kullanılır. Seçilmiş Açık Metin Saldırısı, Sadece Şifreli Metin Saldırısı, Bilinen Açık Metin Saldırısı, vs.

Yukarıdaki bilgiler, kimimiz için yararlı olabilirken, kimimiz için yetersiz olabilir. Bu durum içine affınıza sığınırım. Amacım kriptografi hakkında genel bir bilgi verip, ilgi duyan ve türkçe kaynak sıkıntısı çekenlerimize, en azından temel anlamda bir şeyler oturtması için yardımda bulunmaktır. Umarım en az bir kişi için bir faydası olmuştur.

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : kriptografi, teknoloji, bilim

Hotmail Hesabı Nasıl Kapatılır ?

Hotmail hesabı nasıl kapatılır? 8

Hotmail uzantılı mail adresini silmek öyle delete tuşuna basmayla olmuyor. Onun da teknik bir yolu var.Hotmail hesabınızı kapatmanız için şu yolu izlemeniz gerekiyor:

Hotmail adresinize girin, 'account' yani 'hesap' bölümünü bulun ve tıklayın.

Çıkan yeni ekranda 'setting' yani 'ayarlar' kısmını bulun ve oraya da giriş yapın.

Sonraki adımda ise sağda bir ibare göreceksiniz: "Hesabı Kapat". Buraya tıklıyoruz hemen.

Çıkan ekranda e-mail adresinizi göreceksiniz. Hemen altına şifrenizi girin ve devam edin.

Bu işlemden sonra hesabınız deaktif olacaktır. Ancak bu adımla hesabınızı tamamen silemezsiniz.

Bunun için 60 gün beklemeniz gerekiyor.

60 gün boyunca bu hesaba hiç erişmezseniz, hesap kendini otomatikmen kapatacaktır.

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : soru